rum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2013 Cumartesi

1914



                                    1914  YILINDA  ŞEBİNKARAHİSAR
1914 yılında Şebinkarahisar Genel Görünüş (Kaynak 1325 Sivas Vilayet salnamesi )
                                                                                                  

                İlçemizin 1915 Ermeni Ayaklanması'ndan önceki ve sonraki fotoğrafları karşılaştırıldığında nasıl bir felaket yaşandığı tüm çıplaklığı ile ortaya çıkıyor.  Ayaklanma öncesinde, örneğin 1914 yılında nasıl bir Şebinkarahisar vardı? Ya da Şebinkarahisar nasıl bir yerdi?
1914 yılındaki Şebinkarahisar'ın Krokisi (Kaynak  Koloneia Dini Bölgesi İle Nikopolis’in Tarihi ve Folkloru Atina 1964)
                Şebinkarahisar'dan tehcir veya mübadele yolu ile giden Ermeni ve Rum kökenli insanlar bulundukları ülkelerde Şebinkarahisar'ı ve tarihini anlatan birçok kitap  yayınladılar. Bu  kitaplardan birisi de 1964 yılında Atina'da yayınlanan Koloneia Dini Bölgesi İle Nikopolis’in Tarihi ve Folkloru isimli bir kitaptır.  Genel tarih kısmının çevirisi 1970'lerde  Yeni Şebinkarahisar Gazetesi'nde de yayınlanan bu kitapta yer alan bir kroki, 1914 yılı  Şebinkarahisar'ını resmetmektedir.
                Osmanlı Devlet Salnamesi'nden alınarak Yeni Şebinkarahisar Gazetesi'nde daha önce yayınlanan fotoğrafla da örtüşen ve büyük ihtimalle de daha yaşlı kişilerin anlatımına göre çizilen krokide, şimdiki Yıldız Semti ve civarı Ermeni Mahallesi, şimdiki Gümüşhane Mahallesi denilen kalenin etekleri  ile Seyrantepe semti ve civarı Rum Mahallesi, Taş, Orta ve Kızılca Mahallesi de İslam (Türk) Mahalleleri olarak  gösteriliyor.
Taşhan üzerindeki Ermeni Kilisesi, "Surp Asdvadzadzin Kilisesi"nin kalıntısı 

                Fatih Camii ve Taşhan yanında, bir Ermeni Kilisesi, Seyrantepe'de  Aziz Triada Kilisesi ve Kalenin eteklerinde  Aziz Taksiarhon Kilisesi adı ile iki Rum kilisesi, Aziz Yargo Şapeli ve  Meryem Ana Şapeli adı ile iki küçük kilise,  şimdiki Hastane'nin olduğu yerde  bir Ermeni  okulu ve Seyrantepe'de Merkez Rum Okulu ve  Kale eteklerinde  Taksiarhon İlkokulu ismi ile  iki Rum okulu  krokide yer alıyor.  Ermeni  kaynaklarında , Şebinkarahisar merkezinde iki  Ermeni kilisesi bulunduğu  belirtiliyor ve adları da Surp Asdvadzadzin (Ana kilise) Kilisesi ve Surp Pırgıç Kilisesi olarak, okulların adı da  Muşeğyan ve Surp Pırgıçyan okulları olarak veriliyor. Yine krokide sadece Fatih Camii gösterilmiş ise de, 1890 tarihli Devlet Salnamesi'nde  ve 1889 yılında Şemsettin Sami tarafından yazılan Kamus  ül-Alam isimli eserde Şebinkarahisar'da 15 cami ve 5 mescit bulunduğundan bahsedildiği biliniyor.
Millet Bahçesi (Kaynak 1325 Sivas Vilayet Salnamesi)

                Krokide ve listede yer alan  ilginç iki yapı gazhane  ile Rum elektrikli un değirmeni. Krokide, bu  yapılardan elektrikli un değirmeni  Millet Bahçesine gelmeden yol üzerinde Ermeni Mahallesi'ne  yakın bir yerlerde , gazhane de şimdiki Cezaevi Yol ayrımına yakın bir  yerlerde resmedilmiş. 1890 tarihli Salnamede ve   Kamus ül-Alam'da da, Şebinkarahisar'da un fabrikası  bulunduğu belirtiliyor.  Salname'de ve Kamus ül-Alam'da gazhaneden  bahsedilmese de , krokide gazhanenin varlığı, o tarihlerde ilçede havagazı kullanıldığını ve elektrik olduğunu ortaya koyuyor . Nitekim o tarihlerde  "Havagazı Fabrikası" veya "Gazhane "denilen üretim ve depolama tesislerinde,  kentlerde ısınma ve aydınlanma maksadıyla kullanılmak üzere kömürden havagazı imal edilirdi.
Rum Merkez Okulu'nun kalıntısı
                Krokide, eski Belediye Binası'nın bulunduğu yerde Hükümet Konağı,  yine eski mezbahanın olduğu yerde  (krokide Rum Mahallesinde ) mezbaha, şimdiki Küpçüler Yokuşu (Kavaklar Yolu) üzerinde çömlek atölyesi, şimdiki Halil Rıfat Paşa Caddesi üzerinde postane, ve askeri kışla, Öksürük Kayası'na yakın yerde baruthane , şimdiki Endüstri Meslek Lisesi'nin yerinde Millet Bahçesi (Milli Bahçe)  var. 1890  tarihli Salnamede ve   Kamus ül-Alam'da o tarihte sekiz  han bulunduğu bildirilmesine  rağmen krokide sadece  eski ve yeni Taşhan gösterilmiş.  Krokide ayrıca bir stadyum ile Çarşı Çeşmesi Fatih Camii önünde ve  Medrese Çeşmesi de  şimdiki yerinde  işaretlenmiş.
Rum Aziz Taksiarhon Kilisesi'nin kalıntısı
                Şunu da belirtelim, Genelkurmay verilerine göre, 1914 yılında Şebinkarahisar köyleri  ve şehir merkezinde toplam 26379 İslam (Türk) nüfusu yanında 8477 Ermeni 16383'ü de Rum olmak üzere 24860  gayrimüslim nüfus barınmaktadır. (Rumca çeviri için gazeteci İsa Ruhi Göbüt'e teşekkür ederiz.)
1915 Ermeni Ayaklanması'ndan sonra Şebinkarahisar 

                KAYNAKLAR
                1-  Koloneia Dini Bölgesi İle Nikopolis’in Tarihi ve Folkloru, Atina 1964,
                2-  Aram Haigaz,  The  Fall of The Aerie, ABD 1935
                3- 1914 Öncesi Ermeni Köy Hayatı, Mary Kılbourne Matossıan, Susie Hoogasıan Vılla,  İst.2007
                4- Kamus  ül-Alam  Şemsettin Sami, İstanbul  1889 ( Yurt Ansiklopedisi, 5. Cilt , İstanbul 1982)
                5- Salname-i Vilayet-i Sivas, Fikri Karaman, İstanbul 2001
                6- Yeni Şebinkarahisar Arşivi
                7-  Genel Kurmay Başkanlığı ATASE yayınları

Bu makale Sn. Ünsal Çalık ile birlikte hazırlanmış ve "Gazhane'yi Bilen Var mı?" başlığı ile Yeni Şebinkarahisar Gazetesi'nin 16.10.2012 tarihli sayısında yayınlanmıştır.


Mübadele ve Şebinkarahisar


               MÜBADELE VE ŞEBİNKARAHİSAR                                                                              

            Ülkemizde yaşanan en dramatik olaylardan birisi de nüfus mübadelesidir. Mübadiller Türkiye'de de, Yunanistan'da da "ora"nın mensubu olamamıştır.
            Bu konuya başlamadan önce bir iki söz söylemek gerekiyor. Bizim "Rum" adını verdiğimiz insanlar gerçekte "Grek-Helen" toplumuna, bizim deyimimiz ile "Yunan" toplumuna ait insanlar değil. Rum deyimi aslında Roma İmparatorluğu vatandaşlarına verilen bir isim, Romalı demek yani. Diğer deyim ile Roma İmparatorluğu zamanından bu yana Anadolu'da yaşayan  Hristiyan inancı benimsemiş insanlar. Grek-Helen'ler ise, Roma İmparatorluğunun kuruluşundan önce şimdiki Yunanistan adını verdiğimiz bölgeye kuzeyden gelen bir kavim. Diğer deyim ile "Rumlar" ile "Grek-Helenler" aynı kavimden gelmiyorlar. 1789 Fransız İhtilali’nden sonra, özellikle Avrupa’da mil­liyetçilik akımlarının artması ve bu dönemde, eski Yunan medeniye­tini Avrupa medeniyetinin beşiği sayan Yunan hayranlığı yayıl­ması sonucunda,  Rumlar ile "Yunanlılar"ın aynı kavim olduğu kafalarımıza yerleştirildi. Mitolojik masallarla kandırılan Rum Ortodokslar, arkalarında "Yunan" hayranlığından kaynaklanan ya da siyasi ve ticari çıkarlar için destek veren bir kitle ile ortaya Yunanlıolarak çık­tı.
            İstiklal Savaşından sonra Lozan’da 30 Ocak 1923 tarihinde, Türkiye ile Yunanistan arasında. “Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi"ne ilişkin bir sözleşme ve protokol imzalandı. Buna göre 1 Mayıs 1923 tarihinden başlayarak, Türk topraklarında yerleşmiş Rum-Ortodokslar ile Yunan topraklarında yerleşmiş Müslüman Türkler zorunlu göçe tabi tutuldular.
                Türkiye'nin ve Atatürk'ün üzerine yıkılmakta ise de, mübadeleyi isteyen Yunan Hükümeti oldu. Savaşın ardından Türkiyeli Rumlar, önce Ege ve Marmara kentlerinden sonra da Trakya ve Karadeniz kentlerinden Yunanistan'a göçmeye diğer bir deyim ile kaçmaya başladılar. Başta İstanbul ve İzmir olmak üzere birçok kıyı kentinde yığılmalar oldu, Samsun'dan Trabzon'a kadar uzanan kıyı şeridinde 30 binden fazla insan toplandı. Yunanistan'dan gelen vapurlar 2 bin kişilik gruplar halinde onları taşımaya çalışıyordu. Trakya'da ise yola düşen Rum göçmenler tren istasyonlarına, Tekirdağ Limanına yığıldılar.  Yenilgiden sonra bir ay içinde Yunanistan'a göç eden Rumların sayısı 650 bine ulaştı. Savaş ekonomisi ile tükenmiş olan Yunan hükümeti gelen Rumlara barınacak yer gösteremiyor, yiyecek ve giyecek veremiyor, sağlık, beslenme ve barınma sorunları çözülemiyordu. Bu şartlar altında Müslüman Türklere baskılar yapılmaya başlandı. Türklerin göç etmesiyle yerlerine Rumların yerleştirilmesi isteniyordu. Yunanistan tarafından nüfus mübadelesi istendi.  
KAYALAR VE ÇEVRESİ MÜBADELEYE TABİ TUTULAN YERLEŞİMLER
Kaynak:http://lozanmubadelesi.blogspot.com/2009/01/detayli-tarihi-kayalar-ve-evresi.html
         
            Mübadele ile, yaklaşık 1.200.000 Ortodoks Hıristiyan Rum Anadolu'dan Yunanistan'a, yine yaklaşık 500.000 Müslüman Türk de Yunanistan'dan Türkiye'ye göç etmek zorunda kaldı. Mübadelenin çok büyük bir bölümü 1923-1924 yıllarında gerçekleşti, ancak 1930 İnönü-Venizelos sözleşmesine dek zorunlu göç uygulamasına devam edildi. Zorunlu göç gerek Türk gerek Yunan ekonomisinde yaklaşık 20 yıl süren ağır bir krize yol açtı.
            Bu işi organize edecek ortak bir komisyon ve bakanlık kurulması ile başlayan mübadelede, Türkiye 10 mıntıkaya ayrılarak, Yunanistan'dan gelenlerin Türkiye'de hangi illerde iskan edilecekleri, kimin hangi mıntıkaya nakledileceği, Anadolu'ya çıkış noktaları ayrı ayrı planlandı. Örneğin 1. mıntıkada yer alan Karahisar-ı Şarki'ye Kayalar Kazası ve köylerindeki Türk nüfusun yerleştirilmesi öngörüldü ve Anadolu'ya çıkış noktası olarak da Giresun Limanı belirlendi. Gerçekten de ilçemiz ve çevre ilçelere gelen mübadiller Giresun Limanı'na indirildi. Mübadele esnasında çok büyük sıkıntılar yaşandı. Mübadillere Hilal-ı Ahmer (Kızılay) aracılığı ile yardım sağlanmaya çalışıldı. Türk mübadiller Türk gemileri ile taşındı.
            Yaşanan savaş ve yangın nedeniyle halkı yardıma gereksinim duyacak kadar yoksullaşmış olduğundan, Karahisar-ı Şarki vilayetinde mübadiller için yardım toplamak için öneride dahi bulunulamadı. Bütün ülkede mübadiller için yardım kampanyaları açılırken, Şarkikarahisar Sıhhıye ve Muavenet-i İçtimaiye Müdürü, 18 Haziran 1924 tarihinde, Türkiye Hilal-i Ahmer Cemiyeti Merkez-i Umumiyesine gönderdiği raporda, “Bu meyanda zavallı biçare muhacirlerimiz de elem ve ızdırap içinde çırpınmaktadır. Bu durum karşısında vicdan azabı duymamak elde değildir” demek ve yardım istemek zorunda kalmıştı.
            Türkiye’yi terk eden Rumlar’dan yaklaşık 200.000-250.000 ev kalması gerekirken, yanıp yıkılanların dışında kalan ev sayısı 100.000 kadardı. Bunların da büyük kısmı onarıma gereksinim olan evlerden oluşuyordu ve büyük bir kısmı da yağmalanmıştı. Sonuçta, devletin elindeki ev sayısı 25.000 kadardı. Oluşturulan Muhtelit Mübadele Komisyonu, Türkler’in Yunanistan’da kalmış mallarının oranını ve altın lira üzerinden değerini kaydetmekteydi Göçmen bu beyanname ile karşı tarafa göç ettiğinde, uyrukluğunu kazandığı yeni ülkenin hükümetinden, ayrıldığı ülkede bıraktığı malların değerinde mal alabilecekti. Oysa bu büyük ölçüde gerçekleşemedi. Bunun en önemli nedeni Rumlar’dan kalan malların yağmalanması, ilgisiz kişilerin düzmece belgelerle bu malların önemli bir kısmının mülkiyetini üzerlerine almalarıydı. Ayrıca, Yunanistan’da bırakılan mallara eşdeğerde bu insanlara mal verilmesi de mümkün olmuyordu. Üstelik, pek çok göçmen, komisyon kendi yörelerine gelmeden baskılar nedeniyle Yunanistan’dan ayrılmak zorunda kaldıkları için, ellerinde Türk Hükümeti’nden mal-mülk isteyecek bir resmi kayıt bulunmuyordu. Türk Hükümeti de, mal dağıtımını bir anda yapmadı ve zamana yayarak gerçekleştirdi.
            Saptanan verilere göre,           1924 Haziran’ı itibariyle Karahisar-ı Şarki Vilayeti’ne 4.625 mübadil sevk edildi ve aynı yılın Temmuzu’na kadar 2.535 büyük ve 653 küçük nüfustan oluşan göçmen kafileleri köylere dağıtıldı.
            Merkez kazada 631 mübadil, 2 mülteci, Suşehri’nde 607 mübadil, 44 mülteci, Alucra’da 33 mübadil, 3 mülteci olmak üzere 1.271 mübadil, 49 mülteci iskân edildi.             Merkez kazada 217 mübadil, 41 mülteci, Suşehri’nde 5 mülteci, Mesudiye’de 83 mülteci olmak üzere toplam 217 mübadil ve 129 mülteci 1924 yılı itibariyle iskân olunmadı.
            İskân olunan bu nüfusa Merkez’de 20 hâne, 6 dükkân, 25.318 dönüm tarla ve 48 dönüm bahçe, Suşehri’nde 651 hâne, 43.315 dönüm tarla ve 600 dönüm bahçe, Alucra’da 36 hâne ve 1.336 dönüm tarla olmak üzere 707 hâne, 6 dükkân 69.969 dönüm tarla ve 648 bahçe verildi.
            Bunlardan başka Merkez’de 2 hâne, 2 arsa, 5 mağaza, Suşehri’nde 11.900 dönüm tarla, Koyulhisar’da 19 hâne, 2.954 dönüm tarla, Alucra’da 5 hâne, 14 dükkân, 1 han, 2 değirmen, 1 fırın, 2.111 dönüm tarla, Mesudiye’de 13.000 dönüm tarla olmak üzere 26 hâne, 14 dükkân, bir han, 2 değirmen, bir fırın, 5 mağaza, 2 arsa, ve 29.965 dönüm tarla dağıtılamadı.
            Vilayete gelmiş olan 83 hâne ve 426 nüfuslu İran mültecisi iskân talebinde bulunmadıkları için bunlara hâne ve arazi verilmedi.
            Vilayet dahilinde göçmen sayısı Ağustos 1924 tarihinde 8.788'e ulaştı. Bunların 1.425 hanede 5.617'si iskan muamelesi gördü. Bunlara 1.515 ev ve 58.450 dönüm tarla verildi.
            Karahisar'ı Şarki Sancağı'nda, 1881 yılında, 14.079, 1906 yılında 20.367 ve 1914 yılında ise 25.237 Rum nüfus bulunmakta idi. 1927 yılı itibariyle Karahisar'ı Şarki Vilayeti'nde, 5.779'u mübadil olmak üzere 108.677 Müslüman, 38 Ermeni, 20 Hristiyan yaşıyordu. 
            Karahisar-ı Şarki'den 5.879 Rum, Samsun üzerinden mübadeleye tabi tutuldu. Savaştan sonra birçok Rum, mübadele edilmemek veya kendi imkanları ile Yunanistan'a gidebilmek için Şebinkarahisar'ı terketmişti. Mübadillerin taşınması esnasında Karahisar-ı Şarkî’de Kayalar kazasından gelen mübadiller için burada toplanmış olan 2.000 civarındaki Rum’un hiç olmazsa bin civarındaki nüfusunun nakli istendi, bu nakliyat Sinop’ta toplanan Rum nüfus ile yapıldı. Mübadele edilen Rum'lar genellikle Yunan Bandıralı gemilerle taşındı. Şebinkarahisar'dan Yunanistan'a giden Rumlar daha çok Varna ve civarına yerleştirildi. Örneğin, Şebinkarahisar'dan giden Rumların birçoğu,  bugünkü adı Eleohori olan Kuçkar Bucağında yaşıyor.
                İlçemizdeki mübadillere "Selanik Göçmeni" denilmekte ise de, nüfusu Karahisar'ı Şarki'ye nakledilen, Cuma Pazarı da denilen, Kayalar Kazası, o tarihte bugün Makedonya Cumhuriyeti'nin Vilayeti olan, Osmanlı'nın Manastır Vilayeti Serfice Sancağına bağlı bir kaza idi. 84 köyden oluşuyordu. Mübadeleden önce bölgede 29.121 Türk, 6.270 Yunan, 4.800 Bulgar, 450 Vlah yaşıyordu. Mübadillerin çoğu Selanik'i sadece mübadele esnasında görmüşlerdi.
            Kayalar, Akdeniz'in Osmanlı egemenliğine geçmesinde büyük roller oynamış Barbaros Hayrettin, Oruç Reis, İlyas Reislerin atalarının memleketidir. Selanik'i Üsküp'e bağlayan ana yol üzerindedir. Günümüzde Ptolemaida adı ile Yunanistan'ın Batı Makedonya olarak adlandırılan bölgesinde Kozani iline bağlı bir belediyedir. Kayalar'ın çevresinde yirminin üzerinde termik santral bulunmakta ve bu santraller Yunanistan’ın enerji ihtiyacının yaklaşık olarak %70’ini karşılamaktadır.
            Şebinkarahisar, 1915 Ermeni Ayaklanması'nda Ermeni nüfusunu, mübadele ile Rum nüfusunu, savaşlar  ile Türk nüfusunu ve yangınlar ile de ekonomik varlığının çoğunu, zaman içeirsinde de vilayetliğini kaybetti.
            Mübadiller ise Türkiye'de de, Yunanistan'da da hep "öteki" olarak kabul edildi.

KAYNAKÇA
1-http://tr.wikipedia.org/wiki/Rum
2-http://tr.wikipedia.org/wiki/Yunanlar
3-Güngör Mazlum, Mübadele Göçmenleri, http://www.lozanmubadilleri.org.tr/arastirma_gungormazlum.htm
4-http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye-Yunanistan_n%C3%BCfus_m%C3%BCbadelesi
5-İbrahim Erdal,  Mübadele,  IQ Kültür Sanat Yayıncılık, İst. 2012
6-Kemal Arı, Büyük Mübadele, Tarih Vakfı Yurt yayınları, İst. 1995
7-Nedim İpek, Mübadele ve Samsun, Türk Tarih Kurumu, Ank. 2000
8_http://www.lozanmubadilleri.org.tr/mubadele-bolgeleri/15-mubadele-icerikler/mubadele-bolgeleri/102-kayalar-cuma
9- http://tr.wikipedia.org/wiki/Kay%C4%B1lar_%28%C5%9Fehir%29
11-İhsan Tevfik Kırca, Rumeli'den Suşehri'ne Göç, http://www.samsunmubadele.org.tr/haberdetay.asp?id=1865
13- Bojidar Çipof, Yunanlılığın Doğuşunu Hazırlayan Etkenler ve Günümüzdeki Yansımaları,  http://www.ilk-kursun.com/haber/131192
14-Kemal Karpat, Osmanlı Nüfusu,Timaş Yayınları, İst.2010

Bu yazı, Yeni Şebinkarahisar Gazetesi'nin 25.12.2012 tarihli sayısında yayınlanmıştır.