nikopolis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nikopolis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2013 Perşembe

İsimler


                                         ŞEBİNKARAHİSAR’IN İSİMLERİ
                                                                                            
                Atatürk 1924 yılında ilçemizi ziyaret ettiğinde, ilçemizin Şarkikarahisar olan adının Şebinkarahisar olarak değiştirilmesini teklif ederken, daha önce de kullanılan ismini önermiş olabilir mi?
                Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde “buraya Karahisar-ı Şarki veya Şabinkarahisar’ı da derler. Karahisar denmesinin nedeni, kale taşlarının kale olmasındandır” demektedir.
                Şemseddin Sami, 1800’lerin sonlarında İstanbul’da yayınlanan Kamus-u Alam adlı eserinde “ Sivas Vilayetine bağlı sancak merkezidir. Şebinkarahisar adı Şabeynkarahisar’dan gelmektedir. Yörede şap madeninin çokluğu bu ismin oluşmasına neden olmuştur.”  bilgisini veriyor.
                Yine 1800’lerin sonlarında yayınlanan  Hoca Sadüddine ait Tacüt Tevarih adlı yapıtta, “Şaphane-i Karahisar” ismi yer alıyor
                1865 yılında Sultan Abdulaziz’in annesi tarafından yaptırılan ve Suboyu köyünde bulunan Pertevniyal çeşmesi’nin kitabesinde  “Şebinkarahisar’ın Bige köyünde” sözcükleri geçiyor.
                Buna göre, “Şebinkarahisar” isminin eskiden beri kullanıldığı ortaya çıkıyor.
                Dayanaksız hiç bir söz söylemediği dikkate alınırsa, Atatürk, ilçenin isminin değişmesini teklif ederken, eski adına ve belki de halk arasında da kullanılan gerçek ismine dönülmesini istemiş olabilir.
                Şebinkarahisar’ın tarihi kayıtlardaki ilk ismi “Koloneia (Rumca) / Colonia (Latince)” olarak geçiyor. Colonia ismi Latin dilinde ordu üssü, yörede Roma’nın bir tutunma merkezi işlevini üstlenen, çoğu kez Roma ordusundan emekli olmuş askerlerin kendilerine arazi verilerek yerleştirildiği dolaysı ile de Roma kolonisini barındıran, stratejik yönden önemli yerdeki bir kenti anlatıyor. Nitekim Justinianus döneminin ünlü Bizans tarihçisi Procopius, “De Aedificiis” adlı eserinde bu kenti Romalıların Colonia’sı olarak Pompeus’un kurduğunu söylüyor. Prof Dr Bilge Umar ise, Şebinkarahisar’ın tarihinin kalede yapılan araştırmalara göre Romalı’lardan çok önceye dayandığını, Pompeus tarafından imar edilerek Colonia olarak adlandırılmış olabileceğini, bu yapılırken de Anadolulu dilinden gelme öz ve gerçek adının lehçeye uyarlanmış olacağının buna göre de Koloneia adının Tanrıça Kula (Ana tanrıçanın yavrusu)’ndan kaynaklanan “Kulana” ya da “Kula(wa)na” diğer deyim ile “Kula Ülkesi” olabileceğini belirtiyor. Doç Dr Haşim Karpuz da Kale’nin tarihinin Hititlere kadar indiğini söylüyor.
                Sivas’ta yayınlanan bazı kitaplarda ve internette yer alan Koyulhisar’ı tanıtan sayfalarda Koloneia (Colonia) isminin Koyulhisar’a ait olduğu iddia edilmekte ise de, birçok kaynak bu ismin Şebinkarahisar’a ait olduğunda hemfikir. Koyulhisar’ın adı eski çağlarda “Anniaka” olarak geçiyor.Türkler Anadolu’ya girdiklerinde de “Mişaz” olarak anılıyor. Nitekim 1918 tarihli Osmanlıca basılmış 200.000 ölçekli gizli memleket haritasında da Koyulhisar’ın isminin yanına parantez içinde “Mişaz” ibaresi yazılı. Dolayısı ile Koloneia (Colonia) isminin Koyulhisar’a ait olması imkanı bulunmuyor. Türkler Anadoluya girdikten sonra, burası Selçuknamelerde ve resmi kayıtlarda Koyulhisar veya Koyunluhisar olarak yer alıyor.
                Koloneia /Colonia ismine,Şebinkarahisar’ın ismi olarak, 9 veya 10.yüzyılda yazılmış bir mektupta da rastlanıyor. 11. yüzyılda Rumca Karakale demek olan “Mavrakastaron” ismi ortaya çıkıyor. Bu tarihte şehre de “Kolonia” deniyor. 12. Yüzyılda kalenin de şehrin de adı Mavrakastaron olarak geçiyor. ve Bizans tarihçisi Anna Komnena da bu tarihlerde yayınlanan Alexiad adlı eserinde  Şebinkarahisar’dan Kolonia olarak bahsediyor. Türkler Anadolu’ya girdiklerinde bu ismi Türkçe’ye uyarlayarak “Kuguniya veya Kögonya” şeklinde telaffuz etmeye başlıyorlar. Nitekim Eretna Beyliğinde 1300’lerde bastırılan sikkelerde ve İbnibibi’nin Selçukname isimli eserinde “Kögonya” ismi yer alıyor.
                Bilindiği gibi, Fatih Şebinkarahisar’ı 1473 yılında fethettiğinde, Kögonya olan adını “Karahisar-ı Şarki” olarak değiştiriyor. Resmi kayıtlarda bu isim kullanılıyor. Nitekim 1710 (1022) tarihli Tahrir defterinde, ilçemizden Karahisar-ı Şarki olarak bahsedilirken, “namı diğer Ketumiyete” ibaresine yer veriliyor.
                19. Yüzyılda Şebinkarahisar “Nikopolis” olarak isimlendiriliyor. Nikopolis, gerçekte Suşehri’nin, eski adı Pürk, yeni adı Yeşilyayla olan köyünün olduğu yere Romalı Komutan Pompeus’un, Pontus Kralı VI. Mithridates’in İÖ 66 yılında yendiği savaş alanında kurdurduğu bir şehir. Nikopolis, kalesinin olmaması nedeniyle saldırılara açık olduğundan ve Arap Akınları ile çapulcuların saldırıları karşısında, Türkler Anadolu’ya girdiği tarihlerde tamamen boşaldı ve terk edildi. Nikopolis Metropolidi de Colonia’ya taşındı. Bu bölge daha sonra Colonia Metropolidinin yetki alanına verildi. Şebinkarahisar’da bulunan metropolidin ünvanı da Nikopolis-Colonia Metropolidi oldu. Zamanla Colonia ismi de ortadan kalktı ve Şebinkarahisar Nikopolis olarak anılmaya başlandı. 19. yüzyılda dahi Şebinkarahisar’ın adı Ermeniler arasında Nikopolis’ti.
                Bazı kitaplarda Nikopolis’in Suşehri olduğu belirtiliyorsa da, Türkler Anadolu’ya girdiğinde Suşehri’nin şimdi bulunduğu terde Andras/Endires  adı ile bilinen küçük bir yerleşim yeri bulunuyordu. 19. Yüzyılda ülkemizi gezen Avrupalı gezginler yayınladıkları eserlerinde Suşehri’nden “Adras” ismi ile bahsetmektedirler. 1918 tarihli Osmanlıca basılmış 200.000 ölçekli gizli memleket haritasında da Suşehri’nin isminin yanına parantez içinde “Endiryas” ibaresi yazılı.

KAYNAKLAR : 1- Bilge Umar, Karadeniz Kappadokia’sı, İstanbul 2000
                                2- The Byzantıne Monuments And Topography of The Pontos, Antohony Bryer-David 
                                      Wınfıeld, Washington 1985
                                3- Yurt Ansiklopedisi İstanbul 1982
                                4- İslam Ansiklopedisi İstanbul 1955
                                5- 1918 basımı 1/200000 ölçekli harita Şebinkarahisar paftası

Bu yazı, "Bayramköy Nikipolis Mi?" başlıklı yazıdan çok önce hazırlanmış ve 2008 yılı içinde Yeni Şebinkarahisar Gazetesi'nde yayınlanmıştır.

23 Şubat 2013 Cumartesi

Bayramköy ve Nikopolis



            BAYRAMKÖY "NİKOPOLİS" Mİ?
                                                                                 
            Şebinkarahisar tarihi yazılır iken, Romalı komutan ve devlet adamı Gnaeus Pompeius Magnus'un M.Ö. 65 yılında ilçemizin Bayramköy bölgesinde, Pontos kralı VI. Mithridates'in ordusu ile Roma İmparatorluğu ordusunun yaptığı savaşta, Mitridates'in ordusunu yendikten sonra  zafer kazanma evi anlamına gelen "Nikopolis" kentini kurduğu belirtilir. Diğer deyim ile Nikopolis'in Bayramköy'ün bulunduğu yerde olduğu ifade edilir. Nitekim son olarak NTV Tarih Dergisi'nin son sayısında yer alan bir haritada Bayramköy,"Nikopolis" olarak gösterilmiştir.
            Birçok kaynakta Pompeius'un kurduğu Nikopolis şehrinin, Suşehri'nin Pürk Köyünün (Şimdiki Yeşilyayla) bulunduğu yerde olduğunu belirtirken, bir Rumca  kaynakta  Gnaeus Pompeius Magnus ile Pontos kralı VI. Mithridates'in Duman Köyü'nün Lapa mahallesinde savaştıkları, Nikopolis'in ilk önce Lapa'da kurulduğunu sonra Pürk köyüne nakledildiği iddia ediliyor. İngilizce başka bir kaynakta  ise Koyulhisar'ın Nikopolis olduğu belirtiliyor.
            Pontos Krallığı, Büyük İskender'in ölümünden sonra Anadolu'daki Pers (İran) kökenli valilerin bağımsızlıklarını  ilan etmesi ile Orta ve Doğu Karadeniz bölgelerinde kurulup, M.Ö. 302 ile M.Ö. 64 yılları arasında hüküm sürmüş başkenti Amasya olan bir devlet.  Bu devletin Fatih Sultan Mehmet tarafından zaptedilen Trabzon Rum (Pontos) Devleti ile ilgisi yok aslında.
            Nikopolis'in kurulmasına vesile olan savaş, MÖ 134 ile 63 yılları arasında yaşamış olan Eupator lakaplı Pontos kralı VI. Mithridates'in Romalılar ile yaptığı üçüncü büyük savaş. Pontos ve Roma orduları, MÖ 65 yılında  Dasteira adındaki bir yerde karşılaştılar. VI. Mithridates Eupator'un 30 Bin piyade ve 2-3 bin de süvarisi bulunmaktaydı. Pompeius'un kuvvetinin de muhtemelen 50 Bin kişi civarında idi. Zamanın kaynaklarına göre, Dasteira’nın güneydoğu yönündeki dağlarda, VI. Mithridates, karargahını alınması imkansız sarp bir dağın üzerine kurdu. Fakat su olmadığı için burayı terkedince Pomoeius burayı işgal etti ve bulduğu su kaynakları ile avantajlı konuma geçerek VI. Mithridates'in ordusunu kuşattı. 45 gün süren kuşatmada  Pompeius'un bir gece yaptığı ani saldırı sonucunda ağır kayıp veren VI. Mithridates savaş alanını terkederek kaçtı. Pontus'un batısı Roma topraklarına katıldı, doğu kıyıları ise MÖ 63 yılından tamamen ortadan kaldırıldığı MS 64 yılına kadar Roma'ya yarı bağımlı olarak kaldı.
VI. Mithridates Eupator (kaynak wikipedia)

Gnaeus Pompeius Magnus (kaynak wikipedia)

            Kaynaklara göre, zaferden sonra Pompeius tarafından, kalın ağaçlık dağın dibinde yatan bir sulak düzlüğe, yaralı ve terhis edilen askerleri için Nikopolis (Zafer Şehri)  adını verdiği yeni bir şehir kuruldu ve civar bölgelerden yerli insanların da buraya yerleşmesi sağlandı. Bir kaynakta ise Nikopolis iki yanında dağlar olan kalabalık bir şehir olarak tanımlanmaktadır.
            Nikopolis  tarih içinde yine Pontus ve Roma arasındaki başka bir savaşa daha sahne oldu. Pontus Kralı II. Pharnekes MÖ 48'de Sezar ile Pompeius arasındaki iç savaştan yararlanarak Pontus'u yeniden canlandırmak istedi. Kolhis ve Kapadokya'yı alıp Nikopolis'te Roma ordusunu yendiyse de başarılı olamadı.
            Daha sonradan önemli ve kalabalık bir yerleşim haline gelen kente yaralı ve emekli olsa da askerlerin  yerleştirilmiş olması ile zafer anısı yanında güvenliğe yönelik bir kaygının da şehrin kuruluşunda rol oynadığı ifade ediliyor. Zamanında bu bölgenin tek kenti ve  MS 1. yy'da Roma'nın Armenia Minor eyaletinin başkenti olan Nikopolis, Komana, Polemonium, Neocæsarea (Niksar), Sebasteia (Sivas) karayollarının kesiştiği yerde olduğu için oldukça önemli bir konuma sahip oldu. Roma İmparatoru Hadrianus, MS 129-131 yıllarında Anadolu'ya yaptığı gezide, Neokoros (İmparator Tapınağı Sahibi) şehir ünvanına sahip Nikopolis'e de uğradı. O dönemde şehirde Agusti Sunağı yanında Zeus Nicephorus ve Zafer anıtları vardı.
            MS 311 ile 324 tarihleri arasında hüküm süren İmparator Licinius döneminde Hristiyanlık Romalılar tarafından yasaklanmıştı. MS 319 yılında Nikopolis sakinlerinin bir kısmı Hristiyanlığı kabul etti. Yasaklama çerçevesinde yapılan baskı ve zulümler sonucunda 45 kişi Hristiyan olduklarını itiraf ettiler. Bunlar cezaevine atıldı bilahare de öldürüldü. Doğu Ortodoks Kilisesi ve Roma Katolik Kilisesi, şehit olarak kabul ettiği bu 45 kişi için her 10 Temmuz'da saygı günleri düzenliyor. 
"45 ŞEHİT" (kaynak wikipedia)

            Nikopolis, MS  2. ve 3. yüzyılda metropolis konumuna ulaştı ve MS 372 tarihinde Piskoposluk merkezi oldu.  MS 499 yılında yaşanan depremde onarılmaz şekilde yıkılan Nikopolis zamanla sıradan bir şehir halini aldı ve  Koloneia şehri gelişmeye başladı.
            Bir kaynakta, ilçemizdeki Meryemana Kilisesi'nin, Hristiyanlığın kabulü yıllarında bu nedenle şehit olduğu kabul edilen 45 kişinin anısına, MS 472 yılında Nikopolis'te yaşayan St John tarafından,  yaptırıldığı ifadelerine yer veriliyor.
            Daha önceki bir yazımızda belirttiğimiz gibi,  Nikopolis, kalesinin olmaması nedeniyle saldırılara açık olduğundan ve Arap akınları ile çapulcuların saldırıları karşısında, Türkler Anadolu’ya girdiği tarihlerde tamamen boşaldı ve terk edildi. Nikopolis Metropolidi de Koloneia’ya taşındı. Bu bölge daha sonra Koloneia Metropolidinin yetki alanına verildi. Şebinkarahisar’da bulunan metropolidin ünvanı da Nikopolis- Koloneia Metropolidi oldu. Zamanla Koloneia ismi de ortadan kalktı ve Şebinkarahisar Nikopolis olarak anılmaya başlandı. 19. yüzyılda dahi Şebinkarahisar’ın adı Ermeniler arasında Nikopolis’ti.
            Hal böyle olmakla beraber, böyle bir şehirden bugün tek bir taş bulunmamasına anlam vermek mümkün değil. Bayramköy'ün Pomoeius tarafından kurulan  Nikopolis olduğunun kesinleşmesi ya da Nikopolis'in neresi olduğu ancak arkeolojik araştırma  ile somut bir hale gelebilir.
            Roma döneminde önemli bir şehir olan, bugün dahi Batılılar tarafından önemi dile getirilen Nikopolis'in varlığını ortaya koyacak somut bulguların Bayramköy'de ortaya çıkması halinde, Şebinkarahisar turizm ve tanıtım bakımından büyük bir aşama kaydetmiş olacak.

KAYNAKÇA:
1- http://en.wikipedia.org/wiki/Nicopolis_%28Pontus%29
2- http://tr.wikipedia.org/wiki/Nicopolis
3- http://www.livius.org/mi-mn/mithridates/mithridates.htm
4- http://en.wikipedia.org/wiki/Kingdom_of_Pontus
5- http://tr.wikipedia.org/wiki/Pontus_Krall%C4%B1%C4%9F%C4%B1
6- http://tr.wikipedia.org/wiki/Gnaeus_Pompeius_Magnus
7- http://oca.org/FeastSaintsViewer.asp?FSID=101984
8- http://www.nisanyanmap.com
9- Roma Cumhuriyet Dönemi’nde Pontos’da Yapılan Düzenlemeler, Mehmet OKTAN, 2008
10- Bilge Umar, Türkiye'deki Tarihsel Adlar, İstanbul 1993
11- Atlaslı Uygarlıklar Ansiklopedisi Roma Dünyası, İletişim Yayınları, İstanbul, 1988
12- Pontus, Özhan Öztürk, Ankara 2011
13- Antik Kaynaklarda Karadeniz Bölgesi, Adem Işık, Ankara 2001,
14- Koloneia Dini Bölgesi İle Nikopolis’in Tarihi ve Folkloru, Atina 1964,
      Çeviren  İ. Hakkı Uluğ, Yeni Şebinkarahisar Sayı 1366-1377 (1975)
15- NTV Tarih Dergisi, Sayı 45 (Ekim 2012)
16- Bilge Umar, Karadeniz Kappadokia’sı, İstanbul 2000

Bu yazı  Yeni Şebinkarahisar Gazetesi'nin 30.10.2012 tarihli sayısında yayınlanmıştır.